
|
|
|
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel
Kurul Tutanağı
“Ülkemizde ve Antalya’da üretilen sebze meyveler GDO’lu değildir”
….. OSMAN KAPTAN (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Biyogüvenlik Kanun Tasarısı'nın 10'uncu maddesi için verdiğimiz önerge üzerine söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, tasarının 10'uncu maddesi Biyogüvenlik Kurulunun çalışma esaslarını belirlemektedir. Tasarıda "Kurul görevini yaparken bağımsızdır." deniyor. Oysaki hemen hemen üyelerinin tümü bakanlıklar tarafından atanan ve Başkanını da Tarım Bakanının belirlediği bir kurulun bağımsız olması mümkün müdür?
Yine tasarıya göre "Bu Kurula hiçbir organ, makam, merci ve kişi emir ve talimat veremez." deniyor.
Sayın milletvekilleri, Kuruldaki bu kişiler zaten bakanlıklardan geldiği için, bakanlıkların personeli olduğu için o bakanların telkini ya da direktifi dışında kalmaları mümkün müdür? Değildir. Eğer bağımsız, tarafsız, bilimsel bir kurul oluşturmak istiyorsak bu Kurulun bakanlıklar dışından, konunun gerçek uzmanı olan kişilerden oluşması gerekmektedir. Onu, Kurulun başkanının da Kurulun bizatihi kendisinin seçmesi gerekmektedir, zorunludur.
Sayın arkadaşlarım, Avrupa Birliğinde "GDO'lu politikaları" bağımsız bir kuruluş tarafından değerlendirilmektedir. Avrupa'da bağımsız bilim adamlarından oluşan Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi EFSA, 27 ülkeden 200 kadar bilim insanıyla tarafsız bir biçimde, sadece bilimsel çerçevelerde araştırma ve çalışmalar yaparak bir ürünün insan sağlığı açısından tüketime ve tarımsal üretim açısından zararlı olup olmayacağına karar vermeye çalışırken Türkiye'de bakanlıkların atadığı 9 üyeli, başkanını da Tarım Bakanının belirlediği bir kurul bu işi yapacaktır. Yani bilimsel olmayacaktır, yani tarafsız olmayacaktır, bakanların emir ve komutasında olacaktır, Avrupa Birliği ile de taban tabana zıt olacaktır. Yanlış olan bu madde AB normlarına göre yeniden düzenlenmelidir.
Sayın milletvekilleri, tüm Avrupa'nın sadece birkaç ülkesinde GDO'lu tohumla üretim yapılmaktadır. Avrupa halkının yüzde 71'i GDO'lu gıdalar tüketmek istememektedir. Avusturya, Fransa, Yunanistan, Macaristan, Almanya ve Lüksemburg'da GDO'lu ürün üretimi ve satışları yasaklanmıştır. GDO'lu ürünlerin ithali, tüketimi ve üretimi yoğun ve sıkı bir denetimden geçmektedir. Birçok AB ülkesinde ulusal biyogüvenlik sisteminden sorumlu merkezi devlet otoriteleri oluşturulmuştur. Bu merkezler bağımsız, bilimsel kurumlar olarak çalışmaktadır, bizde de öyle olmalıdır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu arada kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve sebze meyve üreticilerinin mağdur edilmemesi açısından bir hususa daha değinmek istiyorum. Televizyonlardaki GDO'lu ürün tartışlarında arka planda sürekli sebze ve meyve gösterilmesi, sanki sebze ve meyvelerin GDO'lu olduğu imajını, izlenimini vermektedir. Bu, ne kadar yanlış bir olaydır. Tüketiciler korkutuluyor, üreticilerin malı da satılmıyor, ihracat da yoksa çiftçinin domatesi, biberi, patlıcanı, portakalı, elması elinde kalıyor.
Sayın arkadaşlarım, ülkemizde tüm üretim bölgelerinde, örneğin Antalya'nın Kumluca'sında, Finike'sinde, Demre'sinde, Kaş'ın Ova'sında, Kınık'ında, Kemer'de, Serik'te, Manavgat'ta, Alanya'da Gazipaşa'daki seralarda, Elmalı ve Korkuteli'nin elma ve armut bahçelerinde yetiştirilen hiçbir sebze ve meyve genetiği değiştirilmiş organizma değildir, yani GDO'lu değildir. Bu konuda, hiç kimse, üreticilerimizi zan altında bırakacak, sıkıntıya sokacak yanlış görüntü ve ifadelerde bulunmamalıdır.
Sayın arkadaşlarım, hibrit tohum ile GDO'lu tohum birbirine karıştırılmamalıdır, ilaç kalıntısıyla da karıştırılmamalıdırlar. Hibrit tohum doğal yollarla yapılan melezleme çalışmalarıyla elde edilmektedir. Çevreye ve insan sağlığına en ufak bir zararı yoktur. GDO'lu tohum ise doğal olmayan yollardan bir böcekten, virüsten ya da mikroorganizmadan alınan genin bitki ve hayvanlara aktarılmasıyla elde edilmektedir ve kesinlikle doğal olmayan bir üründür.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen sözlerinizi tamamlayınız. Buyurunuz.
OSMAN KAPTAN (Devamla) - Sayın milletvekilleri, yani hibrit tohuma evet diyoruz, GDO'lu tohuma da kesinlikle hayır diyoruz. Ülkemizde hukukun da, adaletin de, siyasetin de genetiğinin değiştirilmesine, AKP'leştirilmesine de hayır diyoruz. Arabistan'da ve İran'da başta kadınlar ve insanlar Türkiye'ye imrenmekte, özenmekte iken Türkiye'yi yönetenlerin Arabistan'a ve İran'a özenmesini de şaşırtıcı bir durum olarak görüyoruz. Bu gidişe dur demek için ulusal birliğimizin, bütünlüğümüzün, laik cumhuriyet ve ulusal değerlerimizin, üniter devlet yapımızın genetiğinin değiştirilmemesi için ilk seçimde AKP iktidarının değiştirilmesi gerekmektedir.
Önergemizin kabulünü diler, yüce Meclise saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Kaptan.
|